Uyandım. Gözlerimi ovaladım. Kaşındım. Üzerimdeki battaniyeyi ayak uçlarımdan yere ittim. Sol tarafımdaki sehpanın üzerinden telefonumu elime aldım. Önce gece modunu kapayıp ekran parlaklığını arttırdım sonra wi-fi'yı açtım. Telefonu yatağın üzerine bırakıp banyoya gittim. Havalandırma penceresinden içeri süzülen güneşin vurduğu aynadan, yüzümü baktım. Saçlarımı karıştırdım. Çeşmeyi açtım sıcak suyun gelmesini bekledim. Abdest aldım ve banyodan çıktım. Oturma odasına gidip sabah namazını kıldım. Namaz bitince tesbihat yapmadan oturduğum yerden kalkıp odama doğru yürüdüm. Odamın kapısını açtım, barfiks çubuğunda kendimi yukarı çektim birkaç kez. Bilgisayar masasının üzerindeki su şişesinden iki yudum alıp yatağa yöneldim. Sabah uyandığımda yere attığım battaniyeyi toparlayıp katladım, yastıklarımı da yerlerinden kaldırıp birbirine vurdum. Yatağın üzerindeki telefonu elime alıp sandalyeye oturdum. Sosyal medyaya girdim, Twitter'da günaydın tweet'i attım, ınstagramda storyleri izledim, kuzenlerimin paylaştigi fotoğrafları likeladım. Telefonu cebime koydum ve aşağıya, mutfağa indim. Elektrikli ocağı açıp çaydanlığı üzerine koydum. Yumurta haşladım. Kahvaltı yaparken tekrar Twitter'a girdim, arkadaşlarımın yazdıklarını okumadan beğendim. Harika bir pazar sabahı diyemem bu sabah için. Her zamanki gibi, sıradan, heyecansız, tekdüze bir sabahtı. Çantamı hazırlayıp üzerimi giyindim. Askılıktan motosikletin anahtarını alıp çantamı sırtıma geçirdim ve ders çalışmak için üniversitesiye doğru gazladım. 21 yaşındayım. Yıllardır aynı sahneler sergileniyor hayat perdemde, başrolde hep ben. Birileri muellif, kimi zaman annem, kimi zaman ders hocam, kimi zamansa tanımadığım kırkkat bir yabancı. Yaşıyorum. Düşünüyorum. Emek harcıyorum. Ne için? Yarın sabah çarkı başa sarmak için. Yeni kararlar alıyorum bazılarını yarı yolda bırakıyorum. Şimdilik, başlıyorum.
Buğrahan 8:11 1 Nisan 2018
Buğrahan 8:11 1 Nisan 2018
Yorumlar
Yorum Gönder
Umrumdaymış gibi yorum yapabilirsiniz