Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mahkum IV

 Hakkında verilen hükmün idrakına henüz varabilmişti. Birkaç kez gözlerini açıp kapadı, derin derin nefesler alıp verdi, nefesini vermeden önce bir müddet tuttuğu da oldu. Fakat değişmeyecek şu ki artık onun için başka bir yol vardı. Hayatında pek çok dönüm noktası olduğundan mıdır bilinmez, tepkisizdi olanlara. Buradan kimler gelip; kimler geçmemişti ki? Her gelen feryat figan, her giden mağrur ve yorgun. İnsanlar bir durak misali uğrayıp ardında bırakıyordu hapishaneyi.  Ardında bıraktıktan sonrası nispeten ve ekseriyetle daha kolay. İnsan, geçmişe dair kötü anılarını çok uzun süre hafızasında tutamaz. Bundandır dönüp arkamıza baktığımızda gözümüzün önüne gelenler birkaç güzel andan ibaret. Kötü anıları unuturuz, unuttuğumuzun farkında bile olmayız. Bir gün o kötü anları bize getirecek rüzgarlar vardır. O rüzgarlar da her zaman esmez. Şans mıdır bu yoksa illet mi? Bilinmez. İnsan, böyledir.  17.1.2020

Mahkum (-1)

 Hapishaneler ile tımarhaneler birbirine muadil iki kurumdur. İkisinde de içeride olanlar, dışarıda olanlardan daha az gariptir. Dünyanın kapalı bir kutu olduğunu ve bu kubbe altında birkaç milyar insan yaşarken; bazımızın, bazısından daha farklı ve biraz garip olduğu; sayıca daha az olan gariplerin ise deli olarak nitelendirildiğini farkettiğiniz an da her şey başka bir boyuta geçiyor.  17.1.2020

Ateş, yakar

 Bir gün üç adam geldi. Adamlardan ilki ateşin, yaktığını söyledi. İkinci adam ateşin bir şeyi yaktığını gördü. Son olarak üçüncü adamsa ateşe elini uzattı ve yandı. Daha sonra bu üç adamdan başka bir dördüncü adam, üçüncü adamın yandığını gördü ve başka altıncı bir adama gördüklerini anlattı. Altıncı adamsa söyledi: Ateş, yakar.      17.1.2020